madball röportajı

17 Mart 2008 Pazartesi

New York Hard Core piyasasının ağır abilerinden Freddy ile kendisi ve grubu hakkında söyleştik. Hapishanede geçen günlerin ardından tekrardan Madball'u toparlayıp geçmişin izini takip eden Freddy, zaman zaman şarkı sözleri ve hayat tarzıyla çelişen cevaplar verse de sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Merhaba Freddy, işler yolunda mı? Sanıyorum yeni albümünüz çıktı çıkacak..

Çok iyiyim, teşekkürler. Evet yeni albümümüzü çıkardık. Şu an marketlerde satışta. Adı “infiltrate the system”.

Öncelikle bize biraz hapis macerandan söz edebilir misin? Neden düştün kodese?

Hmm uzun zaman önce olan bir şeydi. Yaklaşık 6 sene kadar oldu. Çok uzun zaman için girmedim neyse ki, yargıcıma teşekkür ederim. 6 ay kadar içeride kaldım. Aslında bunu tam olarak macera olarak görmüyorum. Hayat tecrübesi diyebilirim. Bu ortamda da var olabileceğimi gördüm. Ve problem yoktu. Her babayiğidin harcı değil bu. Ama kim böyle bir tecrübe isteyebilir ki? Belki aptalın biri. Bu yüzden yolumu değiştirdim.

"Legacy” iyi bir geri dönüş albümüydü. Basının hardcore için tükendi dediği zamanlarda siz oldukça güçlü ve enerjik bir albümle geri dönüş yapmıştınız. Peki senin gözünden hardcore piyasası nasıl?

Bence hardcore piyasası diğer türlere göre hala genç ve ayakta. Hala kendine bir yer bulmaya devam ediyor. Ve ben bu hareketin öncüsü olan gruplardan birinde olduğum için gurur duyuyorum. Her geçen gün yeni bir şeyler doğuyor. Ve bu hep böyle devam edecek.

Peki eski zamanlarla şimdiyi kıyaslamanı istesek, neler söylersin?

Çok farklı zamanlar tabi. Farklı bir çevre ve farklı bir jenerasyon. Ve hardcore sürekli gelişen bir yapıya sahip. Her zamanın kendine has bir güzelliği vardı ama ben şu anki ortamı da çok seviyorum.

Bize göre “Look my way” Madball için basamak taşı olan bir albümdü. Metal piyasasında da bu albümle baya tanındınız. Hemen ardından “Hold it down”ı çıkardınız ve müziğe 4 yıl ara verdiniz. Bu boşluğun tek nedeni senin hapishanede mi olmandı yoksa bizim bilmediğimiz başka şeyler de var mıydı?

Özellikle benim kanunlarla olan problemlerimden kaynaklanıyor. Ama diğer faktörler de yok değil. Kötü kadrolar, şirketler falan..

Bazen albümlerinizde İspanyolca parçalarla karşılaşabiliyoruz. Ve biz bu dilin hardcore sounduna çok yakıştığını düşünüyoruz. Sadece İspanyolca parçalardan oluşan bir albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Evet, ben de İspanyolca’yı İngilizce’ye tercih ederim. Ve bir İspanyolca albüm yapmayı göz önünde bulunduruyoruz. Bu yakın bir gelecekte olabilir.

Geçtiğimiz yaz ilk defa Türkiye’ye gelip İstanbul’da konser verdiniz. Konser ve Türkiye ile olan izlenimlerin neler? Buraya gelmeden önce buradaki hardcore piyasası hakkında bir fikrin var mıydı?

Konser ve oradaki herkes harikaydı. Dürüst olmak gerekirse oraya gelmeden önce piyasa hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ama şu an biliyorum ki, Türkiye’de bir piyasa var ve bizi oldukça çok seviyorlar.

Senin anti-sXe olduğunu duymuştuk. Ayrıca son zamanlarda sXe’lerin diğer tayfa üzerinde bir baskı oluşturmaya çalıştığı kulağımıza geldi. Hiç bu tür bir problemle karşılaştın mı? Biz alkol ve sexten uzak bir yaşamın varlığına inanmıyoruz.. oldukça sıkıcı..

Anti-sXe ler hakkında ne diyorsun adamım? En iyi arkadaşlarımdan biri straight edge. Ve ayrıca ben anti sXe değilim. Alkolden ve bu tarz şeylerden uzak duran insanlara saygı duyuyorum. Saygı duymadığım tek şey başkalarını yargılamaktır. Herkes farklı inançlara, ideallere sahiptir. Normalde sevebileceği grupların konserlerine bu önyargılardan dolayı gitmeyen insanlardan haz etmiyorum. İşte bu benim karşı olduğum “yargılamak”. Ve bu hardcore a bağlanamaz. Ben de içmeyi çok seviyorum ama insanları bunu yapmaya zorlayamam.

İlk zamanlarda Madball hobi için takıldığınız bir gruptu. Ve bugün Madball new york hard core’un büyük gruplarından biri oldu. Geçmiş yıllara göz atarsan yaşadığın gurur veya pişmanlıklar hakkında aklına ilk gelenler neler?

Kesinlikle herhangi bir pişmanlık yok. İyiyi ve kötüyü yaşayarak öğreniyorum..

11 Eylül’den sonra Amerika’nın politikasında büyük değişimler oldu. Hükümet güvenlik bahanesiyle Amerikan halkı üzerindeki baskısını oldukça arttırdı. Peki NYHC tayfası bu durumdan nasıl etkilendi? Neler düşünüyorsun bu konuda?

11 Eylül çok şanssız bir olaydı bence. Bu yüzden de ekstra güvenlik mevzularında kimseyi suçlayamıyorum. Bu bizim götümüzde bir acı ancak gerekli. Ne olursa olsun, politikacıların yaptıklarını onaylamak veya onaylamamak bana düşmez. Bunlar sadece kendi görüşlerim.

Abin Roger zamanında Rudolf Giuliani için “Police State” şarkısında baya sayıp sövmüştü. En son duyduğumuza göre Giuliani kanser olmuştu ve cehennemi boylamaya yakın duruyordu. Sanırım NYHC tayfasının bedduaları tuttu ha, ne dersin?

Hmm Giuliani artık başkan değil. Fakat kendisi devlet başkanı olmak için uğraşıyor. Bildiğim kadarıyla kanserden kurtuldu. Bir keresinde bizim konserlerimizden birine gelmişti. Ve bizim tayfayı parçalamaya çalıştığı için özür dilemişti. Ben kimse için kötü bir şeyler dilemem. Bu sadece kötü şans..

Peki New York City hala polis eyaleti mi?

Bence tüm dünya öyle. Şu an ben kendi polis gücümü başlattım. F.U.P.D. Bir göz atın..

Röportaj için teşekkürler Freddy. Sick Of It All ile çıkacağınız turda bol eğlenceler!!

Teşekkürler!! Stay in school!!!

Röportaj: Koray Aykanat - Öğünç İnan

Kasım'07

0 yorum: